Gözyaşı Kesesi İltihapları

Gözyaşı kesesi iltihabı (dakriyosistit), burun kökü ile gözün iç köşesi arasındaki gözyaşı kesesinin enfeksiyonudur. Çoğunlukla gözyaşı kanalı tıkanıklığına bağlı gelişir. Ağrılı şişlik, kızarıklık ve tekrarlayan akıntı ile kendini gösterir. Antibiyotik atağı geriletir, ancak tıkanıklık sürdükçe ataklar tekrarlayabilir. Uzun vadeli tedavi için cerrahi değerlendirilir.

Gözün iç köşesinde zaman zaman ortaya çıkan ağrılı bir şişlik gözyaşı kesesi iltihabına bağlı olabilir. Geçip geri gelen sarımsı akıntı ve tedaviye rağmen tekrarlayan göz iltihabı şikâyetleri de aynı nedene işaret edebilir. Bu yazıda gözyaşı kesesi iltihabının ne olduğunu ve neden tekrarladığını anlatıyoruz. Hangi belirtilerde gecikmeden değerlendirme gerektiğini de açıklıyoruz.

Gözyaşı Kesesi İltihabı (Dakriyosistit) Nedir?

Gözyaşı kesesi iltihabı, tıp dilindeki adıyla dakriyosistit, burun kökü ile gözün iç köşesi arasındaki gözyaşı kesesinin enfeksiyonu ve iltihaplanmasıdır. Çoğunlukla gözyaşının buruna akmasını sağlayan kanalın tıkalı olmasına bağlı gelişir. Kesede biriken gözyaşı içinde mikroplar çoğalır. Kese şişer, kızarır ve ağrılı hâle gelir. Hastalık, Amerikan Oftalmoloji Akademisi verilerine göre erişkinlerde daha çok 40 yaşından sonra görülür ve kadınlarda daha sık rastlanır.

Gözyaşı kesesi normalde bir pompa gibi çalışır. Göz kırptıkça gözyaşını toplar ve kanal aracılığıyla buruna iletir. Ağladığımızda burnumuzun akmasının nedeni budur. Bu yol kapandığında kese boşalamaz ve iltihaba açık hâle gelir.

Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı ile İlişkisi

Dakriyosistitin en önemli nedeni, keseden buruna uzanan gözyaşı kanalının tıkanmasıdır. Kanal tıkandığında gözyaşı kesede durgun kalır. Durgun sıvı, bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Kese iltihabı bu nedenle çoğu zaman tek başına bir hastalık değildir. Altta yatan bir tıkanıklığın sonucudur. Tıkanıklığın nedenlerini gözyaşı kanalı tıkanıklığı sayfamızda ayrıntılı olarak anlattık.

Kanal tıkanıklığı farklı nedenlerle gelişebilir. Erişkinlerde en sık neden, kanalda zamanla gelişen hafif iltihap ve buna bağlı daralmadır. Burun ve sinüs hastalıkları, yüz travmaları ve geçirilmiş burun ya da sinüs ameliyatları da tıkanıklık yapabilir. Nadiren bölgedeki kitleler de neden olabilir. Bebeklerde ise kanalın burna açılan ucundaki Hasner zarının doğumda açılmamış olması en sık nedendir.

Tıkanıklık genellikle önce sürekli göz sulanmasıyla kendini gösterir. Sulanma bazen yıllarca sürer ve kişi bunu önemsemeyebilir. Bir süre sonra ilk iltihap atağı ortaya çıkabilir. Sulanmanın olası nedenlerini Göz Sulanması sayfamızda anlattık.

Belirtiler

Gözyaşı kesesi iltihabının belirtileri, iltihabın ani mi geliştiğine yoksa uzun süredir mi devam ettiğine göre değişir. Ani gelişen tabloda ağrı ve şişlik ön plandadır. Uzun süren tabloda ise sulanma ve akıntı daha belirgindir. Belirtiler çoğunlukla tek gözde görülür, ancak iki gözde birden de olabilir. En sık görülen belirtiler aşağıda ayrı başlıklar hâlinde anlatılmıştır.

Gözün İç Köşesinde Ağrılı Şişlik

Ani gelişen kese iltihabında gözün iç köşesinin hemen altında bir şişlik oluşur. Şişlik burun kökünün yanındadır, kızarık ve ağrılıdır. Dokunmakla hassasiyet olur. Şişlik gün içinde büyüyebilir, gerginlik ve zonklama hissi verebilir. Bazı hastalarda halsizlik ve ateş eşlik eder.

Sürekli veya Tekrarlayan Akıntı

Uzun süren durumlarda belirgin ağrı olmayabilir. Bunun yerine gözde sürekli sulanma, kirpiklerde çapak ve sarımsı, koyu akıntı görülür. Kesenin üzerine hafifçe bastırıldığında iç köşeden akıntı gelmesi tipik bir bulgudur. Akıntı antibiyotikli damlalarla bir süre azalıp sonra yeniden başlayabilir.

Kızarıklık ve Hassasiyet

Kese bölgesinde ve kapakların iç kısmında kızarıklık ve hassasiyet görülebilir. Gözün beyaz kısmında da hafif kızarıklık olabilir. İltihap çevre dokulara yayıldığında kızarıklık kapaklara ve yanağa doğru genişler. Bu durum gecikmeden değerlendirilmelidir.

Akut ve Kronik Seyir Arasındaki Fark

Akut dakriyosistit, birkaç saat ile 1–2 gün içinde gelişen, ağrılı, kızarık ve şiş bir tablodur. Kronik dakriyosistit ise daha sinsi seyreder ve aylarca sürebilir. Akut dönemde iltihap kesede apse oluşturabilir ve nadiren cilde doğru açılabilir. Kronik tabloda ağrı belirgin değildir, sulanma ve akıntı ön plandadır. İki tablo zaman zaman iç içe geçer. Kronik seyir sırasında akut ataklar gelişebilir.

ÖzellikAkut dakriyosistitKronik dakriyosistit
Başlangıç Saatler ya da günler içinde Sinsi, aylar içinde
Ağrı Belirgin Hafif ya da yok
Şişlik Kızarık, gergin, hassas Hafif, bastırınca akıntı
Akıntı Olabilir Sürekli ya da tekrarlayan
Ateş Eşlik edebilir Genellikle yok

Apse gelişen durumlarda şişlik sertleşebilir ve ağrı artabilir. Cilt incelerek sarımsı bir renk alabilir. Şişliği evde sıkmak ya da patlatmak iltihabın yayılmasına neden olabilir. Apsenin boşaltılması gerekiyorsa bu işlem hekim tarafından yapılır.

Kronik tabloda kesede sürekli mikrop bulunabilir. Katarakt gibi göz içi bir ameliyat planlanıyorsa durum önceden değerlendirilmelidir. Gerekirse ameliyattan önce tedavi edilir.

Neden Tekrarlar? Altta Yatan Tıkanıklığın Rolü

Dakriyosistitin tekrarlamasının temel nedeni, altta yatan gözyaşı kanalı tıkanıklığının sürmesidir. İltihap tedaviyle gerilese bile gözyaşı kesede birikmeye devam eder. Kesedeki durgun sıvı yeniden enfekte olur ve yeni bir atak ortaya çıkar. Her atak, kesede ve kanalda iz dokusu oluşmasına ve kese duvarının kalınlaşmasına yol açabilir.

Tekrarlayan atakları olan hastalarda yalnızca o anki iltihabı değil, tıkanıklığı da ele alan bir plan gerekir. Bazı hastalar ataklar arasında iyi hissettikleri için tedaviyi erteler. Ancak bir sonraki atağın ne zaman ve hangi şiddette olacağı önceden kestirilemez. Tekrarlayan iltihaplar ameliyat koşullarını da olumsuz etkileyebilir. Tedavinin zamanlaması hekimle birlikte planlanmalıdır.

Sadece Antibiyotikle Tedavi Neden Yeterli Olmaz?

Akut atak döneminde ağızdan, ağır durumlarda ise damardan antibiyotik tedavisi uygulanır. Tedavi süresi genellikle 7–10 gündür ve hekim tarafından belirlenir. Gerekli görülürse apse boşaltılabilir. Antibiyotik o anki enfeksiyonu kontrol altına almak için gereklidir. Ancak tıkalı kanalı açmaz. Göze uygulanan damlalar da tıkanıklığı ortadan kaldırmaz.

İltihap geriledikten sonra, altta yatan tıkanıklığın giderilmesi için cerrahi değerlendirilir. En sık uygulanan yöntem, kese ile burun arasında yeni bir yol oluşturan dakriyosistorinostomi (DSR) ameliyatıdır. Ameliyat genellikle akut atak geçtikten birkaç hafta sonra planlanır. Burun içinden, ciltte kesi yapılmadan endoskopik olarak da yapılabilir. Ayrıntılar için Endoskopik Gözyaşı Kanalı Cerrahisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Her cerrahi girişimde olduğu gibi bu ameliyatın da kanama, enfeksiyon ve açılan yolun daralması gibi olası riskleri vardır. Bunlar muayenede ayrıntılı olarak konuşulur. Ameliyattan sonra evde dikkat edilecekleri gözyaşı kanalı ameliyatı sonrası bakım yazımızda anlattık.

Bebeklerde Dakriyosistit

Doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığı olan bebeklerde de kese iltihabı gelişebilir. Yaşamın ilk 4 haftasında, yani yenidoğan döneminde gözün iç köşesinin altında mavimsi ya da kızarık bir şişlik fark edilebilir. Bu bulgu kesenin gerildiğini ya da iltihaplandığını gösterebilir. Bebeklerde enfeksiyon daha hızlı yayılabilir. Bu nedenle durum gecikmeden değerlendirilmelidir. Tedavi bebeğin yaşına ve tablonun şiddetine göre planlanır.

Gerekli durumlarda antibiyotik ve kanalı açmaya yönelik girişimler gündeme gelir. Daha büyük bebeklerde kese iltihabı genellikle uzun süren bir sulanmanın ardından ortaya çıkar. Aileler sarı akıntının arttığını ya da kese bölgesinde kızarıklık olduğunu fark edebilir. Böyle bir durumda kendi başına damla kullanmak yerine hekime başvurmak gerekir.

Tanı Sürecinde Neler Yapılır?

Tanı çoğunlukla muayene ile konur. Hekim şişliğin yerini, kızarıklığın yayılımını ve kese bölgesindeki hassasiyeti değerlendirir. Kronik durumlarda kesenin üzerine hafifçe bastırılarak akıntı gelip gelmediğine bakılır. Göz kapakları, göz yüzeyi ve görme de muayenenin parçasıdır. Böylece iltihabın yalnızca kesede mi olduğu, yoksa çevreye yayılıp yayılmadığı anlaşılır.

Akut atak geçtikten sonra gözyaşı yollarının açıklığı yıkama testiyle değerlendirilebilir. Cerrahi planlama için burun içi endoskopla incelenir. İltihabın yayıldığından şüpheleniliyorsa bilgisayarlı tomografi istenebilir. Gerekirse akıntıdan kültür alınarak etken mikrop araştırılır.

Kapak kenarı iltihabı, göz kuruluğu ya da kapak pozisyon bozuklukları varsa tedavi planına dahil edilir. Kanlı akıntıyla seyreden ya da kese üzerinde sert bir şişlik oluşturan tablolarda başka nedenler de araştırılır.

Hangi Belirtiler Acil Değerlendirme Gerektirir?

Gözyaşı kesesi iltihabı çoğu zaman muayene ve antibiyotikle kontrol altına alınabilen bir durumdur. Ancak iltihap nadiren kese dışına, göz çevresi dokulara yayılabilir. Bu durum hızlı tedavi gerektirir. Yayılma bulgularında, Amerikan Oftalmoloji Akademisi gibi kurumlar da acil değerlendirmeyi önerir. Aşağıdaki durumlarda beklemeden göz hekimine ya da acil sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Kızarıklık ve şişliğin göz kapaklarına, yanağa ya da alına doğru yayılması
  • Gözün açılmasında zorluk, göz hareketlerinde ağrı veya kısıtlılık
  • Görmede azalma ya da çift görme
  • 38 °C ve üzerinde ateş, belirgin halsizlik
  • Yenidoğan ya da küçük bebekte gözün iç köşesinde şişlik ve kızarıklık

Akut atakta önerilen antibiyotikler, belirtiler hafiflese bile önerilen süre boyunca kullanılmalıdır. Tedaviyi erken bırakmak iltihabın yeniden alevlenmesine yol açabilir. Hekimin önerdiği şekilde ılık kompres rahatlama sağlayabilir. Atak geçtikten sonra kontrol muayenesine gelinmesi, tıkanıklığın değerlendirilmesi için gereklidir.

Sık Sorulan Sorular

Gözyaşı kesesi iltihabı hakkında en sık sorulan sorular bulaşıcılık ve antibiyotiğin yeterli olup olmadığı üzerinedir. İltihabın neden tekrar ettiği ve görmeyi etkileyip etkilemediği de sık merak edilir. Aşağıdaki yanıtlar genel bilgi amaçlıdır. Kendi durumunuz için en doğru bilgi muayene sonrasında verilir.

Gözyaşı kesesi iltihabı bulaşıcı mıdır?

Dakriyosistit, mikrobik konjonktivit gibi kolayca bulaşan bir göz hastalığı değildir. Ancak akıntıda mikrop bulunabilir. Bu nedenle el hijyenine dikkat etmek ve havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmamak gerekir.

Dakriyosistit antibiyotikle geçer mi?

Antibiyotik akut atağın gerilemesini sağlar. Ancak tıkalı kanalı açmadığı için tıkanıklık sürdükçe iltihap tekrarlayabilir. Uzun vadeli tedavi için tıkanıklığın tedavisi değerlendirilir.

İltihap geçtikten sonra neden tekrar ediyor?

Gözyaşı kanalı tıkalı kaldıkça gözyaşı kesede birikmeye devam eder ve yeniden enfekte olabilir. Kese boşalamadığı için ataklar tekrarlar. Tekrarlayan ataklarda tıkanıklığın cerrahi olarak giderilmesi gündeme gelir.

Gözün iç köşesindeki şişliğe basmak zararlı mı?

Kızarık, ağrılı ve iltihaplı bir şişliğe basılmamalıdır. Bu, iltihabın çevreye yayılmasına yol açabilir. Bebeklerde hekimin gösterdiği kese masajı farklı bir uygulamadır ve yalnızca tarif edildiği şekilde yapılmalıdır.

Dakriyosistit görmeyi etkiler mi?

Genellikle görmeyi doğrudan etkilemez, ancak akıntı ve sulanma bulanıklık hissi yapabilir. İltihabın göz çevresine yayılması nadir ama ciddi bir durumdur. Görmede azalma ya da göz hareketlerinde ağrı varsa acil değerlendirme gerekir.

Gözünüzün iç köşesinde tekrarlayan şişlik ya da geçmeyen akıntı varsa nedenin belirlenmesi için muayene önerilir. Son güncelleme: 24.10.2026. Site editörünün iletişim bilgileri İletişim sayfasında yer alır.