Edinsel gözyaşı kanal tıkanıklığının en sık bulgusu gözde sulanmadır. Sulanma başlangıçta soğuk ve rüzgarlı havalarda daha belirgin olabilir. Ancak tıkanıklığın derecesi arttıkça tablo değişir. Kişi neredeyse elinde mendille devamlı gözünü siler hale gelir.
Bu tablo yalnızca konfor sorunu değildir. Göz sulanması devam ettikçe enfeksiyona zemin hazırlar. Tıkanıklığın bulunduğu gözyaşı kesesinde iltihaplanma gelişebilir. İleri tablolarda abse oluşumu görülerek ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
Bu yazıda edinsel tıkanıklığın nedenlerini anlatıyoruz. Tedavi seçeneklerini ve cerrahiyi açıklıyoruz. Ayrıca ameliyat ve anestezi sürecine değiniyoruz.
Belirtiler ve Tablonun Seyri
Erken dönemde sulanma çoğu zaman aralıklıdır. Soğuk ve rüzgarlı havalarda belirginleşir. Hasta bunu önce önemsemeyebilir. Ancak edinsel gözyaşı kanal tıkanıklığı ilerledikçe sulanma süreklilik kazanır.
İleri dönemde kişi gözünü sürekli silmek zorunda kalır. Buna çapaklanma eklenebilir. İç köşede zaman zaman dolgunluk hissedilir. Bu bulgular yaşam kalitesini düşürür.
Sulanmanın uzun sürmesi enfeksiyona zemin hazırlar. Bu da gözyaşı kesesinde iltihaba dönüşebilir. Bu yüzden erken değerlendirme önemlidir. Tablonun seyri kişiden kişiye değişebilir.
Damla Neden Çözüm Değildir?
Çoğu hastada daha önce antibiyotikli göz damlası kullanım öyküsü vardır. Bu damlalar muayene sonucu önerilmiş olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki tıkanıklığın sebebi mekaniktir. Damlalar bu tıkanıklığı açmaz.
Damla kullanıldıkça bulgular bir miktar düzelir gibi olabilir. Ancak damla kesilince ana problem devam eder ve şikayetler tekrarlar. Bunun yanında gereksiz antibiyotik kullanımına bağlı yeni şikayetler oluşabilir. Bu yüzden damla kalıcı bir çözüm değildir.
Kimlerde Daha Sık Görülür?
Gözyaşı kanal tıkanıklığı bayanlarda erkeklere göre daha sık izlenir. Bunun sebebi anatomiktir. Bayanların gözyaşı kanalları erkeklere göre daha dardır. Bu da tıkanıklık riskini artırır.
Gözyaşı kanalı tıkanıklığının çoğunlukla belirgin bir sebebi yoktur. Yemek, içmek ya da kullanılan makyaj ürünleri çoğu zaman ana sebep değildir. Bu konuda hastaların aklındaki birçok etken aslında belirleyici değildir.
Nedenleri
Bazı durumlar edinsel gözyaşı kanal tıkanıklığına zemin hazırlayabilir. Kullanılan bazı kanser ilaçları bu tabloya yol açabilir. Bazı göz tansiyon ilaçları da etkili olabilir. Ayrıca sistemik cilt hastalıkları gözyaşı yollarını etkileyebilir.
Travma da önemli bir nedendir. Trafik kazası gibi gözyaşı yollarına gelen darbeler Türkiye’de sık karşılaşılan bir sebeptir. Bu olgularda kanal yapısı bozulabilir. Bu yüzden travma öyküsü mutlaka sorgulanır.
Tanı Sürecinde Neler Yapılır?
Tanıda öncelikle ayrıntılı bir göz muayenesi yapılır. Kapak ve kirpik konumu değerlendirilir. Göz yüzeyi ve iç köşe incelenir. Bu adımlar sulanmanın kaynağını daraltır.
Gözyaşı yolu ince bir kanülle yıkanabilir. Bu işlem kanalın açık olup olmadığını gösterir. Tıkanıklığın yeri ve derecesi belirlenir. Burun içi de ayrıca değerlendirilir.
Bu değerlendirme tedavi planını belirler. Çünkü tıkanıklığın yeri ve derecesi yönteme karar verir. Doğru tanı, doğru cerrahinin temelidir. Bu yüzden muayene atlanmamalıdır.
Cerrahi Tedavi
Edinsel gözyaşı kanal tıkanıklığında tedavi cerrahidir. Cerrahi tedavi seçenekleri ise oldukça fazladır. Gözyaşı kanalları göz kapaklarından başlar. Burun boşluğuna kadar uzanan, 1-4 mm kalınlığında tüp ve keseden oluşan bir yoldur.
Bu yollardaki tıkanıklığın yerine ve derecesine göre tedavi şekli değişir. Çoğu olguda ciltten herhangi bir kesi yapılmaz. Dikişsiz yöntemlerle, endoskopik görüntüleme ile burundan girilerek tedavi uygulanabilir.
Ancak cerrahinin başarısı hekime bağlıdır. Tecrübeli oküloplastik cerrahi uzmanı tarafından yapılacak detaylı göz ve burun muayenesi gerekir. Uygun olgularda lazerle gözyaşı kanalı cerrahisi de bir seçenek olabilir.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süresi
İyileşme süreci ameliyatın şekline göre değişir. Dışarıdan cilt kesisi ve dikişli ameliyatta bu süre ortalama 7-10 gündür. Endoskopik yöntemle burundan yapılan dikişsiz ameliyatta ise yaklaşık 2-3 gündür.
Her durumda zorunlu olmadıkça 1 hafta istirahat önerilir. Bu süre iyileşmeyi destekler. Kontrollerde gözyaşı yolunun açıklığı izlenir. Talimatlara uyum süreci kolaylaştırır.
İyileşme Döneminde Genel Öneriler
İyileşme döneminde hekimin önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. Önerilen damlalar zamanında uygulanmalıdır. Burun bakımı konusundaki talimatlara uyulmalıdır. Bu öneriler sürecin rahat geçmesine yardımcı olur.
Bu dönemde ağır eforlardan geçici olarak kaçınmak uygundur. Sıcak buhar ve sert sümkürme gibi etkenler bir süre sınırlanabilir. Uyku ve hijyen düzeni önemlidir. Kesin öneriler kişiye göre hekim tarafından verilir.
Kontrollere zamanında gitmek iyileşmeyi takip etmeyi sağlar. Bu sayede gözyaşı yolunun açıklığı izlenir. Herhangi bir olağan dışı bulguda hekime danışılmalıdır. Erken bilgilendirme süreci güvenli kılar.
Anestezi Seçimi
Gözyaşı kesesi ameliyatı lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Her iki yöntemin de kendine göre avantaj ve dezavantajı vardır. Anestezi seçimi hastayla birlikte planlanır.
Lokal anestezinin avantajı diğer organlara ilaç verilmeden ameliyat olunmasıdır. Ayrıca anesteziye bağlı uyanma süreci yaşanmaz. Ancak bazı hassas hastalar ameliyat sırasında uyanık olma hissinden rahatsız olabilir.
Genel anestezinin avantajı ise farklıdır. Hastalar ameliyat sırasında uyudukları için cerrahi süreci hiç yaşamaz. Diğer taraftan anesteziye bağlı bir uyanma süreci olur. Bu denge hastaya göre değerlendirilir.
Ameliyat Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler
Mevcut hastalıkların kontrol altın edinsel gözyaşı kanal tıkanıklığıda olması önemlidir. Şeker, tansiyon ve kalp hastalığı ameliyat başarısını etkiler. Aynı zamanda genel anestezi için de önemlidir. İlaçların düzenli kullanılması gerekir.
Aspirin ve Kumadin gibi kan sulandırıcılar ise dikkat ister. Bu ilaçlar ameliyat sırasında kanama miktarını artırır. Bu yüzden sakıncalıdır. Doktor önerisi doğrultusunda ameliyattan en az 10 gün önce kesilmelidir.
